Verdigimiz kararlarla, kararlarimizin bize verdikleri arasindaki yalniz insanlariz. Temeline inemedigimiz herseyin karsisinda ve izaninin derdindeyiz
Son yillarda (ingiltere dahil olmak üzere) oldukca cok (Türk) benliginde Türkiye’yi yatirim olarak gören, kültür, adet, töreyi, dinle karistiran, dinini tam bilmeyen, ama bilmedigini uygulamayi cok seven 3 hilali, rahmetli cuntaci Türkesi mentor alan, Sagci; bir o kadar da cok (Türkiyeli demek lazimmis artik) aslinda 70 ve 80 lere takilip kalipta (bunu madden ve manen kabul edemeyen, kapitalizmi damarlarindan ceken)simdiki posterleri dil, din, irk, ayriminin olmamasinin gerektigi olup duvarlarini, CHE, Castro, ve hatta Marx ile süsleyen, kendi cercevesinde, kendini zor izah eden solcu insanimla karsilastim.
Ve onlarin –kendilerince cok– bence yok–akademik bilgi, görgü ve üsluplarinin sadece “O” bahsettikleri tüme giden cözünümlerindeki yalnizliklarini kamufle etmek amacini güttügünü gördüm.
///doktora yapmaya karar vermeme neden olan ve ölmeden önce DR. titrini kafalarindan yola cikarak taa anuslerine kadar sokmak istedigim tüm duygu ve düsüncelerimle sevdigim insansallar bunlar///
Hal keza isimdir yaptim, senlerce profil cadiri kurdum…bir önceki yazidan beridir de anlatiyorum…ve daha yol cok uzun…
Sen sakrak, davasina sahip, -gülen- yüzlerle dolu biryerden girdik konuya, simdi de, güya Atatürkcü düsünen, sol olanlardan yolumuza devam edelim…”hayatta en hakiki mürsid ilimdir”
En -koyu- Atatürk’cü Avrupa’daki elbette, cikarinin pesindedir, yalnizssa kendisi, degilse karisi ve kendisi, ortamda gözükmelidir, ADD her daim en muhterem insanlari “konusmaci” olarak davet eder.
Konusan zati muhterem gelir, konusur ve gider,varsa kitabi masalarda satilir, o da imzalar, alan memnun kalir, satan zaten vurmustur bir vole daha…
Ama ADD mümküm vaziyet, gündemdekilerden secer, az biraz agzinin bir yerlerinde Atatürk olsun yeter.
Her toplantilarina gider, her toplantilarinda, mini etekli hatunlari keser, mümkünse “sosayitiye” girmek babinda ahkam keserim kahve molasinda…Bakalim derim, ne cevherleri getirmis ADD. Kalbur üstü, elit toplantilarinda, taaa Avrupa’ya üsenmeden gelen, bu kadar derin, bu kadar cosku ile paylasmak istedikleri, illaki bu sol görüslü insanlarla ve onlarin -in- davetlerinde neler paylasilirmis….
Beni ADD’ye üye yapan tesettürlü Atatürkcü bir üníversite ögrencisi arkadsaimdi… ironi bu ya, ilk götürdügü toplantida, ki yil cok eski vakit, konu irtica idi…salonda da o zaman önemli simdi, bidi bidi amcam, kanadoglu var, istiklal marsi, 1 dk saygi durusu, hoppala, saygi durusunda bize bir dürtme, lütfen kalkin burasi rezerve hadi kalktik, bir arka sira, saygi durusu biter, bi dürtme burasi da dolu, gittik en arka, ama ses sistemi bozuk duymuyoruz bisey, eh üniversite ögrencisiyiz, aldik takim taklavat, cöktük yere, e tabi arkadasim türbanli kimbilebilir ki, kizcagiz senelerdir, ADD ye aidat ödeyen üye…
Mini mini bir ablam…minisi boyu degil, eteginin ki geldi dedi ki,
MK=mini etekli kiz
GK=bendeniz
—–
MK–Pardon
GK–buyrun
MK–davetiyenizi görebilir miyim?
GK– Biz konferans diye geldik.
Mk– Evet ama davetiyenizi görebilir miyim?
GK–email yolladiniz adam konuscak dediniz, geldik!!
MK–evet dogrudur, davetiyenizi görebilir miyim?
GK–Göstersem görebilir misin?
MK–Pardon?
GK–Evet pardon da, emaille davetiye yolladiniz, üyey misik kine geldik?
MK–Burda oturamazsiniz!!!
GK– Sebep?
MK–görüntüyü bozuyor
gK– yoo…manzara süper
MK–Anlamadim?
GK– ah bir anlatsam–
Sayin kanadoglununda tesvikleriyle, salondan uzaklastirildik..ayni, Kanadoglunun baska bir toplantisina yine email tesvikiyle adapte olmak üzre, susup dinlemek icin gittim aradan seneler gecip, titrimizi elimize alip, meendis lakabiyla…mini etekli kiz yok, ama onun bütün klonlari orda…onlarca….Ben de yalnizim…Türbanli arkadasim da yok, cokdan irticaci olmus…
bu sefer en arkada, en kuytuda,dinledim, acaba ne degismis diye…Klonlamis herkes kendini….
—

birimiz hepimiz
Gecenlerde de aynisinin benzeri baska bir sahs-i muhteremle bire-berilestim , gözleri bu kadar kapitalist, gözlükleri sosyalist, bir bu o kadar da israf-i kelam; hümanist biri, hem 80′lerden dem vuruyor, hem AKP’yi övüyor, hem 80′lerin sol miting nagralarini atiyor, hem de 1870′lerdeki demokratiklesme devrimlerinden yola cikiyor tüm argumanlarinda, hem ona veriyor, hem bundan aliyor, dünya diyor, kardeslik diyor, el alemin terör dedigine, al elam modern demokrasi diyor ve &Avrupanin göbeginde bir universitede susuyor okuyorken&. ….pre-modernligini unutuyor yani, caizi tabirle, tipik 80 magduru sözüm ona… ne etli yansin diyor, ne sütlü, mümkünse diyor, kesem dolsun bunlardan…
Hem Anadolu’nun göbeginden gelirim diyor, severim diyor memleketi, hem de sevmem bu bayragi, icindeki beyazdan ötürü…sonrada oskar aliyor oskarinin nobeli..
tu be kontinyut…
Volume 1 Bölüm 1 Part 2